Davet sofrası hazırlamak, giysilerdeki lekeleri çıkarmak, araba lastiği değiştirmek… İngiltere’de yapılan bir araştırma, yaşlıların bazı temel yaşam konularında gençlerden çok daha iyi durumda olduğunu ortaya koydu.

Hayatınızdaki yaşlı birini düşündüğünüzde, teknolojiyi kullanmada çok da başarılı olmadığını düşünebilirsiniz. Özellikle 25-35 yaş arasındaysanız yaşamınızda en az 1 kere yaşlı birine akıllı telefon kullanmayı öğretmiş olmanız muhtemel. Ne var ki yaşamsal birçok şeyde onlar hepimizden daha başarılı! İngiltere’de bir bakımevi aracılığıyla bir araştırma yapılmış ve yaşlıların gençlerden çok daha iyi performans gösterdiği birçok yaşam becerisi ortaya konmuş.

Bir mekânın kaç metrekare olduğunu tahmin etmek, yiyecekleri taze tutmak, resmi mektup yazmak veya araba lastiği değiştirmek… Antrenmanlı oldukları konular temel yaşamsal beceriler olunca, üst yaş grubundaki insanlar gençlerden çok daha donanımlı görünüyor. Öte yandan dijitalleşme artıyor ama hepimiz düğme dikmeye, sebzeleri buzdolabında taze tutmaya, çiçeklerin isimlerini bilmeye halen ihtiyaç duyuyoruz. Bu da her işi parasal kaynaklarla halletmek yerine, öğrenerek uygulama fikrini gündeme getiriyor. Yaşlılardan öğreneceğimiz şeyler her zaman bulunuyor. İşte bunların bir kısmı…


Yaşlılar bu alanlarda 25-34 yaş grubundan daha öndeler;

Tişört ütülemeyi yaşlıların %84’ü, 25-34 yaş grubu genç yetişkinlerin ise %51’i biliyor.

Düğme dikmeyi yaşlıların %81’i, genç yetişkinlerin %41’i biliyor.

“Çatal bıçak takımı doğru olarak nasıl sıralanır?” sorusunun cevabını yaşlılar %77, genç yetişkinler %39 oranında biliyor. Yılbaşı, bayram, doğum günü kutlaması gibi özel gün ve davetlerde birçok yetişkin, bunu ezberden uygulayamıyor.

Ölçü birimlerini anlamayı yaşlılar %90, genç yetişkinler %52 oranında biliyor. Başka bir deyişle, “Bir hektar kaç metrekaredir bilmiyorum.” diyenlerimiz çoğunlukta.

3 saatin kaç dakika ettiği, 2 metrede kaç santim olduğu gibi ölçü hesaplamalarını yaşlıların %57’si, gençlerin %33’ü biliyor. Bu alan, “Kafadan hesap yapamıyorum” diyen herkesi kapsıyor.

Analog bir saati okumayı yaşlılar %90, genç yetişkinler %61 oranında biliyor. Evet, yanlış duymadınız, duvar saatine bir bakışta saati okuyamayanlar bulunuyor.

Bir mekânın yaklaşık büyüklüğünü tahmin etmeyi yaşlılar %90, genç yetişkinler %21 oranında biliyor.

Resmi bir mektup veya dilekçe yazmayı yaşlılar %77, genç yetişkinler %43 oranında biliyor.

Elektrik prizini tesisata bağlamayı yaşlılar %73, genç yetişkinler %21 oranında biliyor.

Bazı az kullanılan kelimelerin doğru yazılışını yaşlılar %72 daha iyi biliyor. Gençlerinse sadece %39’u kontrol etme ihtiyacı duymuyor. Türkçe dili, yazıldığı gibi okunsa da bu konuda İngiltere’den çok da farklı olmayabiliriz, düşünmeye değer…

Dilbilgisi kurallarını yaşlılar %67, genç yetişkinlerin %39’u biliyor.

Duvara nasıl düzgünce tablo asılacağını yaşlıların %70’i, genç yetişkinlerin %39’u biliyor.

Hesap makinesi kullanmadan zaman çizelgesi oluşturmayı yaşlıların %79’u, genç yetişkinlerin %41’i biliyor.

Harita okuyarak yön bulmayı yaşlıların %58, gençlerin %31’i yapabiliyor.

Farklı kuşların isimlerini yaşlılar %48, gençler %17 oranında biliyor.

Birçok şey değişiyor gibi görünse de aslında geçmişle gelecek arasında halen bağlantılı olan birçok konu var. Beceriler sadece şekil değiştiriyor. Örneğin, yaşlılar bir bilgi indexi okumayı ve kullanmayı %77 oranında yapabilirken, genç yetişkinler sadece %35 oranında beceriyor. Peki, yaşlıların bu yetenekte daha iyi olması ve odaklanabilmesi bize neyi hatırlatıyor?

Yazı: Senem Tahmaz

Referanslar: Anthony Joseph. “The 40 Things over-55s do better than millenials.” (2018) Şuradan alındı: https://www.dailymail.co.uk/news/article-5625871/If-multiplication-without-calculator-youre-probably-NOT-millennial.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir