Korular, bahçeler, küçük ormanlar… İstanbul’daki park ve bahçeler…


Romantika Fenerbahçe Parkı: Kadıköy Fenerbahçe semtinde İstanbulluların çok sık uğradığı bir park olup aynı zamanda yürüyüş parkurlarıyla da ünlüdür. Fenerbahçe sahiline olan yakınlığından dolayı hem orman hem denizi bir arada hissedebileceğiniz nadir alanlardan birisidir.


Gülhane Parkı: Eminönü’ne bağlı bulunan Gülhane Parkı bahçeleri, çiçekleri, havuzları ve dinlence yerleri ile hem turistlerin hem de halkın ilgisini çeken önemli parklardan birisidir., Osmanlı döneminde Topkapı Sarayına gül yetiştirmek amacıyla kullanılmıştır. 10 yıl öncesinde İstanbul’un en büyük hayvanat bahçesi olarak hizmet veren Gülhane Parkı şimdilerde dinlence yerleriyle ve halk konserlerinin düzenlendiği bir alan haline gelmiştir.


Bebek Parkı: İstanbul’un Bebek semtinde deniz kenarında bulunan park deniz ve doğanın iç içe olduğu bir konumdadır. Şehrin içinde ama şehirden kopmadan dinlenmek isteyenlerden için Bebek Parkı iyi bir seçim olacaktır.


Beykoz Korusu: İstanbul Anadolu yakası boğaz kıyısında Beykoz’da bulunan Beykoz Korusu; aynı zamanda Abraham Paşa Korusu olarak da bilinmektedir. Beykoz Korusu Osmanlı dönemi Sultan II.Abdülhamid döneminden kalma bir yerdir. İstanbul Boğazı’na nazır Fransız bahçe mimarları tarafından düzenlenmiş ve aynı dönemde koruluğun içerisinde köşkler, kuş evleri, havuzlar ve tiyatrolar yaptırılmıştır. Beykoz Korusu, 150 dönümlük alanıyla çok güzel bir mesire yeri ve aynı zamanda Boğaziçi korularının en büyüklerinden birisidir. Günümüzde Beykoz Korusunun içerisinde iki büyük mağara, beş havuz ve bir saray kalıntısı bulunmaktadır.


Çubuklu Hıdiv İsmail Paşa Korusu: İstanbul Beykoz semtinde Çubuklu’da bulunan koru ağaçları ve bahçeleriyle İstanbul’un en özel mekanlarından birisidir. Parkın hemen yanındaki Hıdiv Kasrı da koru içindeki önemli noktalardan biridir.


Emirgan Korusu: 325,000 metrekarelik bir alana kuru İstanbul’un en büyük parklarından birisidir. Düzenli bahçe düzenlemesi ve parkın çeşitliliği açısından nadide çiçeklerinde olduğu doğal bir bitki bahçesi de denilebilir.


Fethi Paşa Korusu: Üsküdar ile Beylerbeyi arasında Üsküdar sırtlarında boğaza hakim bir durumda oldukça güzel ve etkileyici bir alanda yer alır. 16 hektar yeşil alan üzerine kurulu Fetih Paşa Korusu kahvaltı için ve yürüyüş için harika bir seçim olacaktır.


Mihrabad Korusu: İstanbul Boğazını tepeden gören bir konumda olan Mihrabad Korusu Kanlıca’da 25 hektar alan üzerine kurulmuştur. Boğaz Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü bir yandan da Rumeli Hisarı’nı gören koru İstanbul içindeki saklı cennetlerden birisi…


Ulus Parkı: Ulus semtinde tepelik bir alanda kurulu olup muhteşem manzarası ve yeşili ile nadide parklardan birisidir. Parkın iç düzenlemesi ve manzarası açısından kesinlikle gidilmesi gereken bir parktır.


Yıldız Parkı ve Korusu: İstanbul Beşiktaş semtinde Yıldız tarafındadır. Sultan III. Selim annesi anısına yaptırmıştır. Oldukça büyük bir park olup koruları, havuzları, dinlenme yerleri ve kafeleriyle İstanbul’un mini kaçamak alanlarından birisidir. Parktaki bazı ağaçların 400 yıllık olduğunu bilinmektedir.


Taksim Gezi Parkı: Taksim Meydan’ına yakın konumdaki Gezi Parkı küçük ama önemi büyük parklardan birisidir. Altındaki Ermeni Mezarlığı açısından ve eski Topçu Kışlası olmasından dolayı tarihi öneme sahiptir. Gezi Parkı olaylarının başladığı yer olarak bilinen park halk için önemli nefes alma noktalarından birisidir. Parkın içinde yıllanmış ağaçlar ve küçük ağaç hayvanları yaşar. Taksim civarında para harcamadan huzur bulabileceğiniz tek yer Gezi Parkı’dır.


Maçka Demokrasi Parkı: Nişantaşı’nın al kısmında kalan park hafta sonları ya da hafta içi istenilen saatlerde ziyaret edilebilir. Evcil hayvanlarınızı dolaştırmak ve şehrin kalabalığından uzaklaşıp nefes almak için şehrin tam ortasında yeşil bir cennet…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir