Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, “Paraleli, alternatifi, terör örgütü, yabancı istihbaratı, yurt içinde ve yurt dışında yapılan operasyonlarla istikrarımızı bozmaya çalışıyorlar. Yapılan haberlerle çarpıtmalarla, sistemli saldırmalarla seçmen tercihlerine yönelik tehditleriyle, milli iradeyi etki altına almaya çalışıyorlar” dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan,  “Paraleli, alternatifi, terör örgütü, yabancı istihbaratı, yurt içinde ve yurt  dışında yapılan operasyonlarla istikrarımızı bozmaya çalışıyorlar. Yapılan  haberlerle çarpıtmalarla, sistemli saldırmalarla seçmen tercihlerine yönelik  tehditleriyle, milli iradeyi etki altına almaya çalışıyorlar.” dedi.
Çeşitli temasları dolayısıyla Kars’ta bulunan Bakan Arslan, makamında  ziyaret ettiği Vali Rahmi Doğan ile bir süre görüştü.
Daha sonra beraberindekilerle İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonu’na  geçen Arslan, burada düzenlenen 3. Uluslararası Ebul Hasan Harakeni Sempozyumu’na  katıldı.
Kur’an-ı Kerim  okunmasının ardından sinevizyon gösterimiyle süren  sempozyumda, Ebul Hasan Harakani’nin hayatından kesitler katılımcılara aktarıldı.
Bakan Arslan, programda yaptığı konuşmada, Ebul Hasan Harakani  Hazretleri’nin meleklerin dahi ulaşamadığı ufuklara ulaşan büyük alimlerden  olduğunu belirtti.
Harakani Hazretleri’nin Peygamber Efendimizin izini takip ederek,  insanlığa iyiliği tavsiye edip, kötülükten men için gönülden hicret edenlerden  biri olduğunu ifade eden Arslan, “Ebul Hasan Harakani Hazretleri, Selçuklular’ın  Anadolu’ya girişini kolaylaştırmak için Alperenleri ile yola koyulanlardan biri  ve Anadolu’ya gelen ilk evliya. Memnuniyetimiz mutluluğumuz o ki o mübarek  evliyanın Anadolu’da ayak bastığı ilk toprak Kars’tır. Bu toprakların Müslüman,  yurt kılınması için de müritleriyle düşmana karşı savaşırken şehit düşen o zat,  Alperen, Ebul Hasan Harakani’dir.” diye konuştu.
“Ebul Hasan Harakani’yi yeteri kadar bilmiyoruz”
Arslan, Mevlana Celaleddini Rumi ve Bediüzzaman Said Nursi’nin  kaynaklarında ve sohbetlerinde Ebul Hasan Harakani’den övgüyle söz ettiğinin  bilindiğini anımsattı.
Mevlana’nın Ebul Hasan Harakani ile ilgili sözlerine değinen Arslan,  “Bin yıldan fazla bu coğrafyaya gelmiş Müslümanlığın bu coğrafyaya gelmesine,  yolunun açılmasına vesile olmuş ve bin yıldır da bu coğrafya da maneviyatıyla  hamilik eden Hazreti Mevlana tarafından her platformda her ortamda övgüyle benim  hocamdır dediği Ebul Hasan Harakani’yi biz doğrusu yeteri kadar bilmiyoruz,  yeteri kadar anlatmıyoruz ve ya anlatamıyoruz.” ifadesini kullandı.
Alimlerin, sofilerin talebe olabilmek için hocalarının dizlerinde 50  yıl geçirdiğini  anlatan Arslan, insanların günümüz teknolojisinde her gün 50  saniye ayırarak, internetten her şeyi görme imkanını bulduğunu kaydetti.
“İlim önemi anlaşıldığında gelecek daha aydınlık olacak”
Bakan Arslan, öğrenmenin bu kadar kolay olduğu zamanda ilmin  kıymetinin bilinmediğine işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İlmin önemi gelecek nesillere aktarıldığı zaman önümüz daha aydınlık,  daha güzel olacak. Bu hayattan bir çok ulema geldi, geçti. Beş önemli, köşebaşı  ulema sayılırsa bunlardan biri Ebul Hasan Harakani’dir ve yeteri kadar  tanınmıyor. Bu millet 15 Temmuz’da olduğu gibi, 100 sene önce Kars’ın kurtuluşu,  Sarıkamış şehitleri dahil olmak üzere, bin yıldır bu coğrafyada maneviyatını çok  güçlü tutabiliyorsa, yedi düvele karşı istiklalini ve istikbalini korumak adına  millet olma şuuruyla meydanlara inebiliyorsa, işte o sağlıklı konmuş köşe  taşlarından kaynaklanıyor. Rabbim onların hepsinin mekanlarını cennet eylesin,  bizleri de onların şefaatine mazhar eylesin.”
“Tüm mağdurların haklarını savunan bir Türkiye var”
Arslan, halka hizmeti, hakka hizmet bilerek hareket ettiklerini  vurgulayarak, gecelerini gündüzlerine katarak, canla başla millet için  çalıştıklarını anlattı.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sözünü düstur edindiklerini kaydeden  Bakan Arslan, şu görüşlerini paylaştı:
“Çok iyi biliyoruz ki bu coğrafyada var olabilmenin temel şartı milli  iradeye sahip çıkmaktır. Ayrıca binlerce yıldır medeniyetimize ve geleneklerimize  bağlı kalarak kültürümüzü sahiplenerek ve köklerimizi daha da derinlere salarak  yerli, milli kalmaktır. Tarihimizin, medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği  sorumluluk, dünden daha büyük. Hem Türkiye’de hem de diğer Müslüman coğrafyalarda  çok zor süreçler yaşanıyor. Gazze, Suriye, Irak, Afganistan, Somali, Türkistan,  Arakan ve Myanmar’da Müslümanların gözyaşları dökülüyor, mazlumların kanı akıyor.  Müslüman olsun olmasın, tüm mağdurların haklarını cesaretle savunan bir Türkiye  var, iyi ki var. Tüm dünya milletimizin birliğinin temsilcisi, Türkiye’nin ve  mazlumların geleceği için cesaretle mücadele eden Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın  sesini duyuyor, duymaya devam edecek. “
“Operasyonlarla istikrarımızı bozmaya çalışıyorlar”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kirli odakların hedefi haline  geldiğini belirten Arslan, Recep Tayip Erdoğan’ın şahsında ülkeye, millete,  değerlerine, birliğine ve milli iradesine saldırı yapıldığının bilindiğini ifade  etti.
Arslan, “Paraleli, alternatifi, terör örgütü, yabancı istihbaratı,  yurt içinde ve yurt dışında yapılan operasyonlarla istikrarımızı bozmaya  çalışıyorlar. Yapılan haberlerle çarpıtmalarla, sistemli saldırmalarla seçmen  tercihlerine yönelik tehditleriyle, milli iradeyi etki altına almaya  çalışıyorlar. Özellikle dini mübini İslam’ı o kötü emellerine alet etmek adına  terör örgütleri yaratıyorlar, onun üzerinden bu coğrafyayı karıştırıyorlar. Yedi  düvelin bir araya getirdiği terör örgütleri alçakça, kahpece saldırılarla  polisimizi, askerimizi korucumuzu çoluğumuzu çocuğumuzu demeden sivil  vatandaşlarımıza saldırıyor. Ne yazık ki kan akıtıyorlar.” değerlendirmesinde  bulundu.
“Bu millet şehit olmaya, şehadet şerbeti içmeye hazırdır”
Bazı parti, sivil toplum kuruluşlarının alenen veya üstü kapılı,  bilerek, bilmeyerek, bu eli kanlı terör örgütlerine destek olduğunu anlatan Bakan  Arslan, terör örgütlerinin hiçbir zaman başarılı olamayacağını bildirdi.
Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ne yaparlarsa yapsınlar, bilsinler ki bin yıldır bu coğrafyada  muvaffak olamadıkları gibi, yüz sene önce 30 Ekim Kars’ın kurtuluşu dahil olmak  üzere, istiklal mücadelesinde Sarıkamış’ta o gencecik ecdadın donmak pahasına  gözünü kırpamadan şehit olmaya gittiği gibi bu millet şehit olmaya, şehadet  şerbeti içmeye hazırdır. Dolayısıyla millet bu hainlere hiçbir zaman fırsat  vermeyecek, onlar da hiçbir zaman muvaffak olmadılar, olamayacaklar.”
Buradaki programın ardından beraberindekilerle Kars Açık Ceza İnfaz  Kurumu bahçesindeki “Kesimhane” inşaatını inceleyen Arslan, şantiye yetkilisinden  çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Bir süre inşaat işçileriyle konuşan Arslan, daha sonra işçilere yardım  etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir